AVAYO PERFORMANSI

“Kendinizi çoğunluğun tarafında buluyorsanız, durup düşünme vaktiniz gelmiş demektir.” -

Mark Twain

İnsanlar ve kuruluşlar…bireyler ve ekipler…hepsi belli bilgi ve becerilerle, belli kaynakları ve belli araçları belli yöntemlerle kullanıp belli süreçlerde belli “işleri” yaparak belli hedeflere ve amaçlara ulaşmak üzere faaliyette bulunurlar. Bir başka deyişle, bireysel ve organizasyonel hayatlar büyük oranda belli amaçlar ekseninde belli  faaliyetlerde bulunmakla geçer. Bu amaçlar: okulunu bitirip iş hayatına başlamaktan mesleğinde uzmanlaşmaya; çalıştığı alanda kariyer merdivenini tırmanmaktan, sahibi veya ortağı olduğu işletmeyi sektörünün lideri yapmaya; yöneticisi olduğu dernek veya vakıf için yeni üye ve yeni fon bulmaktan, uzmanlık alanındaki deneyimlerini ve bilgilerini binlerce insana aktaracağı kitaplar yazmaya; yaşamını adadığı bir sporda uluslar arası başarı elde etmekten, çocuklarının ve torunlarının mutluluğunu göreceği huzurlu bir emeklilik yaşamaya; ülkesinin veya dünyanın en zenginleri arasında yer almaktan bilimsel araştırmalar ve çalışmalar sonucunda keşfettiği bir çözümle insanlığın önemli bir problemini çözmeye binlerce, milyonlarca türde olabilir. Özetle, amaçlar ve araçlar (ki bunlara yollar, yöntemler, faaliyetler dahildir) insan ve örgüt yaşamının iki belirleyici unsurudur.

Amaçlar kuşkusuz önemli; insanlara, ekiplere, örgütlere, kurumlara gidilecek yönü gösteren bir pusula ve uğruna mücadele edilecek bir erek sağlıyorlar ancak kimse bu amaçlara ulaşmak için gidilen yolların, kullanılan yöntemlerin, sergilenen davranışların (aksiyon veya reaksiyon), çıkartılan işlerin, ortaya konan faaliyetlerin amaçlardan daha önemsiz olduğunu söyleyemez. “Amaca ulaşan her yol (araç) mubahtır” anlayışı yer yer başarılı olsa da pratik bize bunun en optimal anlayış olmadığını özellikle orta ve uzun vadede sıkça gösteriyor. Rasyonel olmayan, ahlaki bakımdan sorunlu, vicdanın kabul edemeyeceği, yasalara/ hukuka/ adalete aykırı ve onuru ayaklar altına alan araçlarla ulaşılan bireysel veya örgütsel amaçlar, orta veya uzun vadede de olsa ya bu süreçlerin sahiplerini veya “ortaklarını” veya organizasyonlarını ya da bu tür özel ya da tüzel kişilerin varislerini şu veya bu şekilde elde ettikleri yararlardan daha fazla maddi-manevi zararlar doğuracak şekilde etkiliyor.

Daha önce de bahsetmiştim: A.V.A.Y.O. bir kısaltma… Akıl, Vicdan, Ahlak, Yasa ve Onur sözcüklerinin baş harflerini alarak oluşturduğumuz bir kısaltma. Milliyeti, ırkı, dini, dili, mezhebi, öğrenimi, eğitimi, mesleği, konumu, amaçları ne olursa olsun herkese hayatlarının her aşamasında ve her veçhesinde önerdiğim(iz) bir yaklaşımı özetleyen bir “yapma sözcük.” Hizmet süreçlerimizde sık sık kullandığımız, eğitimlerimize katılanlarımız, danışanlarımız ve diğer paydaşlarımızın de sevdiği, benimsediği, yıllar sonraki karşılaşmalarımızda bile unutmadıklarına sevinçle tanıklık ettiğim bir kısaltma. Oluşturulma ve önerilme amacı, bilgi, nüfus ve teknolojinin hızlandırdığı radikal değişimlerin ardı ardına geldiği; her alanda istikrarsızlığın ve keskin rekabetin norm olduğu; “iş güvencesi” kavramının yerini “iş verilebilirlik” kavramına bıraktığı; zaman azlığının giderek zaman yokluğuna dönüştüğü; yepyeni bilgi ve becerilerin ( ki ne yazık ki çoğu klasik okul sistemlerinde öğretilemiyor) edinilme zorunluluğunun insanların komfor alanlarını delik deşik etmeye başladığı bir dünyada insanların hayatı kolaylaştırma, değer yaratma, toplam esenliği ve mutluluğu artırma yolculuklarına en az hasarla ve pişmanlıkla devam edebilmelerine yardımcı olmak.

A.V.A.Y.O.’yu bir beşli filtre gibi kullanmayı öneriyorum. Tıpkı profesyonel fotoğrafçıların en iyi görüntüyü elde etmek için kullandıkları filtreler gibi…Günlük yaşamda çeşitli durumlar, kişiler ve olaylar karşısında alacağınız kararları ve vereceğiniz tepkileri, aynı zamanda sarf edeceğiniz sözleri ve yazacaklarınızı bu beşli filtreden geçirmeden ortaya koymamaktan söz ediyoruz. Eğer sözleriniz, yazılarınız, davranışlarınız bu 5 filtrenin hepsinden geçiyorsa, Akıl-Vicdan-Ahlak-Yasa-Onur hepsinden birden onay alabiliyorsanız ne mutlu size. Böyle ideal bir durumun söz, yazı ve davranışlarınızın size/ örgütünüze/ kariyerinize/ etkileşim içinde bulunduğunuz başkalarına/ topluma gerçek bir zarar vermesi ihtimalini önemli ölçüde azaltacağına inanıyorum.

Bir konuşmanın, bir eylemin, bir yazının bu 5 filtrenin ya da kriterin hepsinden birden onay alması her zaman kolay olmayabilir, hatta imkansız olabilir. Ancak ne kadarından “onay” alsanız, o kadar iyi. Örneğin, sadece akıl (rasyonel/mantıklı düşünme) onayı, söyleyeceklerinizin, eyleyeceklerinizin vicdani veya yasal bakımdan doğru olduğunu göstermez. Bu da ileride beklenmedik (!) maddi-manevi sıkıntılar yaşamanıza ya da başkalarına yaşatmanıza yol açabilir. Kimi zaman da sadece yasal bakımdan sakıncalı olmayan bir eylemin, rasyonel olduğundan söz edilemeyebilir. Bazen akıl, ahlak, yasa bakımlarından doğru olan bir davranış, onur/ haysiyet duygusu bakımından olumsuz sonuçlara yol açıyor olabilir. O nedenle bir söz söylemeye, bir davranışta bulunmaya, bir yazılı cevabı göndermeye başlamadan önce bir veya iki kriterden değil daha fazlasından onay almak başınızın ya da karnınızın ağrımaması için doğru bir hareket tarzı olacaktır.

Özetle, araçlarınızın (amaçlarınıza gidiş yollarınızın ve bu yolda yaptıklarınızın) en az amaçlarınız kadar dikkat edilmeye değer olduğuna inanıyorum. Kuşkusuz burada önerdiğim türden bir yaklaşımı günümüzün koşullarında “idealist”, “safça” ya da “naif” bulanlar olacaktır; kendi bildikleri kestirme, hoyrat, umarsız, kısa vadeli çıkarlara odaklı, sosyal sorumlulukla uzaktan yakından alakası olmayan, yasalara boş vermiş eylemlerinin ya da sözlerinin açacağı yoldan ilerlemek isteyenler; böylesini daha “akıllıca”, hatta daha kötüsü “daha profesyonelce” sananlar...bu kişilere veya bu kişilerden oluşan yapılara sorulacak en basit soru (kuşkusuz) böyle davranmalarının, bu şekilde hareket etmelerinin muhtemel ödülleri yanında, sonuçlarını da iyi hesap edip etmedikleri olacaktır. Aleyhte sonuçlarla bir gün karşılaştıklarında bunun bedelini ödemeye hazırlar mı? Kendileri bir tarafa, sevdiklerinin kendilerini çeşitli bedeller öderken gördüklerinde neler hissedeceklerini, neler düşüneceklerini iyi hesap etmişler mi…Her tür riski ve olasılığı iyice hesaba katmışlar mı? (özellikle orta ve uzun vadede)

Kariyerlerinde ilerlemek, mesleklerinde uzmanlaşmak, giderek karmaşıklaşan iş dünyasında güvenilirliklerini ve “tercih edilirliklerini” artırmak, her alanda daha iyi performans bekleyen bir dünya karşısında kendi performanslarını geliştirmek, hedeflerine ve amaçlarına ulaşmak isteyen profesyoneller ve aktif iş yaşamları olmasa da anlamlı, başı dik, kendilerine olduğu kadar başkalarına da yararlı bir hayat yaşamak isteyenler için şu bilgi, bu beceri, o yetkinlikten önce hayata A.V.A.Y.O. perspektifiyle bakmalarını; sözlerini, eylemlerini ve yazdıklarını Akıl-Vicdan-Ahlak-Yasa-Onur beşli filtresinde süzerek belirlemelerini öneriyorum.

AVAYO farkındalığını artırmak, AVAYO’yu iş veya iş dışı yaşantılarında etkin kullanmak, AVAYO’yu kendi spesifik durumları özelinde doğru uygulamak ve böylece AVAYO (ile yaşama) performansını artırmak isteyen  tüm bireyler ve kuruluşlar AVAYO’yu İnanç-Bakış Açısı-Tutum-Davranış ve Kültür düzlemlerinin her birinde ve hepsinde uygulamakla kendilerinin, ekiplerinin, üyesi oldukları kuruluşların değer yaratma yolculuklarını kolaylaştırmakla kalmayacaklar, iç/ dış tüm paydaşlarının hayatını kolaylaştıracak, değerlerini ve itibarlarını artıracak, “başlarının” ya da “karınlarının” gereksiz yere ağrımasının önüne geçmiş olacaklardır.

“Doğru şeyi yapmak için her zaman doğru zamandır.” - Martin Luther King, Jr.

Mustafa Ekrem Eke

Performans Danışmanı ve Eğitmeni

20 Ağustos 2018

Her hakkı mahfuzdur. İzinsiz hiç bir şekilde kopyalanamaz ve yazarın ismi zikredilmeden alıntılanamaz.

İstanbul, Türkiye        +90 216 709 38 89         performans@strata.com.tr

  • LinkedIn Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

22 yıl | 560 kuruluş | 111,000 profesyonel