İç / Dış İletişim Performansı

Aşağıda yer alan metni okumak yaklaşık 4 ½ dakika sürmektedir.

“İnsanlar daha az şey bildikçe daha çok bağırır.”

-Seth Godin, Yazar, Girişimci ve Öğretmen

 

Yalnızca insanın değil, diğer tüm varlıkların yaşamlarını atomik düzeylerden gözlemlenebilir makro düzeylere kadar şu veya bu şekilde iletişime borçlu olduklarına inananlardanız. Öyle ya, iletişimi bilginin, mesajın, haberin vb alıcı ve verici arasında çeşitli semboller, işaretler veya davranışlar (aksiyon veya reaksiyon) aracılığıyla aktarıldığı bir süreç(veya süreçler bütünü) olarak tanımlarsak kuşkusuz moleküler düzeyde hatta atom altı düzeyde gerçekleşen mesaj, haber, bilgi aktarımlarının, maddenin temel yapı taşları arasında süre giden ve biz dahil tüm varlıkların oluşumlarına yol veren iletişimi oluşturduklarını söyleyebiliriz.

 

Konuyu insana çekersek, nüfusta, bilgide ve teknolojik ilerlemelerde meydana gelen artışlara bir de ardı ardına gelen değişimleri eklediğinizde iletişimin ne kadar arttığı rahatlıkla anlaşılır. Ancak ünlü pazarlama profesyoneli, yazarı ve danışmanı Al Ries’ın da belirttiği gibi “günümüzde iletişimin kendisi bir sorun haline gelmiştir. Zira aşırı iletişimin yaşandığı bir dünyada her yıl daha çok (mesaj, bilgi vb) gönderiyor ve daha az elde ediyoruz.” Bu, daha 20.yy’ın son çeyreğinde gelmiş bir uyarı. Baktığımızda internet, telekomünikasyon, bilişim, mobil teknolojiler, sosyal medya derken bilginin hızında ve yaygınlaşmasında inanılmaz artışlar yaşanıyor, ancak bu hız aynı zamanda gerçek dışı, yalan-yanlış, kirli ve lüzumsuz bilginin de inanılmaz boyutlarda artması demek. Dolayısıyla ister uluslar/toplumlar düzeyinde ele alın, ister kuruluşlar, ister bireyler arası isterse de aile düzeyinde, iletişim sadece nicel ve nitel anlamda değişmekle kalmıyor aynı zamanda belki tarihte hiç olmadığı kadar dikkatle ve  özenle ele alınmayı gerektiriyor.

 

Her alanda sürekli değişimin ve istikrarsızlığın norm haline geldiği bir dünyada yalnızca iş ve kariyer kaygısı duyan bireyler değil, kar amacı gütsün gütmesin tüm kuruluşlar değer yaratma yolculuklarını başarılı şekilde sürdürmek istiyorlarsa iletişimin farklı boyutlarını çok iyi yönetmek durumundalar: bu boyutlardan birincisi dış dünyayla iletişim, ikincisi en az birincisi kadar önemli olan iç iletişim. Dış dünyayla iletişim dendiğinde kuşkusuz önce ürettikleri mal veya hizmeti satın alacak müşterilerle kurulacak iletişimi, daha sonra diğerlerini (tedarikçiler, yatırımcılar, kamu kurumları vb) kast ediyoruz. Kuruluşların yaşamlarını sürdürmeleri bakımından en kritik önemde olan mevcut ve potansiyel müşterilerle kurulacak iletişim süreçlerinde aktarılacak mesajların ve bilgilerin nicel ve nitel olarak çok iyi ve etkili olmalarını sağlamak, olasılıkla benzer mal ve hizmetleri sunan bir sürü rakibin + diğerlerinin dijital ortamda olsun canlı ortamda olsun verdikleri yüzlerce, binlerce mesajın ve bilginin arasından sıyrılmalarını sağlamak oldukça güç (ve artık farklı alanlardaki uzmanlıkların desteğini alması gereken) bir iş olduğu gibi, bu bilgilerin ve mesajların marka taahhüdünü ve sunulan ürünlerin gerçek değerini/yararlarını karşılamalarını sağlamak bir başka mesele…Sektöre, kuruluşa, ürüne ve hizmet ve müşteriye göre değişmekle birlikte, kuruluşlar müşterileriyle (ve diğer önemli dış paydaşlarıyla) çeşitli düzeyden çalışanları/üyeleri aracılığıyla canlı iletişim de kurmak durumundalar. Satış amaçlı olsun olmasın bireyler arası iletişim söz konusu olduğunda ise yalnız sözlü iletişim değil, sözsüz iletişim ve yazılı iletişim de iletişimin dikkatle ve özenle yönetilmesi gereken diğer boyutları olarak karşımıza çıkıyor. Dijital ortamda müşteriye temas edilen noktalarda iletişimin büyük oranda  yazılı ve görsel, kısmen de işitsel planda gerçekleştiği bilinmekte. Kuruluşların logoları, sloganları, motto’ları, ilanları, reklamları, basın açıklamaları, broşürleri, faaliyet raporları…tüm bunlar iletişim bakımından özenle yapılandırılmaya ve sunulmaya ihtiyaç duyuyorlar.

 

Kuruluş içi dünyada da iletişim anahtar önemde. Bu hiç değişmiyor. Ancak çeyrek yüzyıla yakın deneyimlerimiz, dünyada ve Türkiye’de yapılan araştırmalar, anketler, gözlemler örgütlerde en büyük birkaç sorundan birisinin hala iletişim olduğunu gösteriyor.Zira bireyler arası iletişimin sözlü, sözsüz ve yazılı boyutlarında halen önemli hatalar ve sorunlar var. Çalışanların öğrenim düzeyleri, katıldıkları iletişim eğitimlerinden öğrendikleri, teknolojinin getirdiği görece avantajlar, prosedürler, el kitapları, tavsiyeler vb bu durumu pek değiştirmiyor. Teknolojinin getirdiği görece avantajlar demişken e-posta, anında mesajlaşma programları ve benzer uygulamalar üzerinden iletişim şirket içi toplam iletişimin kimi örneklerde % 90’larını oluşturuyor. Bu durumun bir çok avantajı olsa bir çok da dezavantajı olduğu, bir çok yeni probleme yol açtığı biliniyor. Elektronik ortamda özellikle müşterilerle  kurulan iletişimde çok daha ciddi problemler ortaya çıkabiliyor. Bunlar e-posta adabı ve kurallarını bilmemekten, yazılı iletişimde yapılan vahim hatalara, kuruluşun değerlerini temsil edememekten, özellikle müşterilerde kuruluşun imajını, itibarını, güvenilirliğini bir anda düşüren yanlışlara…

Kısmen teknolojinin nimetlerinden biraz fazlaca yararlanmaktan, kısmen iş yaşamının yol açtığı kronik zaman yetmezliğinden, kısmen bazı kültürel değerlerde yaşanan bozunmadan, kısmen de yazma-okuma-düşünme-öğrenme alanlarında daha iyiye gitme çabalarının getirilerini görememekten yazılı iletişimde daha fazla sorun yaşandığına inanıyoruz.

 

Bilimde, teknolojide ve ticarette yaşanan gelişmeler ve global etkileşimler sonucu yabancı dillere her yıl onlarca yeni kavramın eklendiği bir dünyada yabancı dil konusundaki problemli durumumuzun yanında geçtiğimiz yıllarda yapılan bazı uluslararası sınavların da işaret ettiği gibi geleceği devralacak çocuklarımızın kendi dillerini bile anlamakta güçlük çekmeleri kaygıları daha da artırıyor. Belli bir öğrenim ve eğitim düzeyinde uzmanlardan ve yöneticilerden oluşan küçük gruplar dışında vizyon, misyon, strateji, paradigma, parametre, kriter, performans, prodüktivite, plan, program, potansiyel, ekip, dijital, sinerji, kültür, motivasyon gibi yabancı dillerden geçen onlarca sözcüğün doğru anlamlarının ve kavramsal karşılıklarının büyük oranda bilinmemesi bir yana, etkinlik, etkililik, duygu, verimlilik, algı, duyu, zeka, akıl, basiret gibi yüzlerce Türkçe veya Türkçeleşmiş sözcüğün de net anlamı ve kavramsal karşılığı bilinmemekte, bu durumda bu sözcüklerin ve benzerlerinin kullanıldığı kuruluş içi iletişim süreçlerinde istenen verim ve yararlar elde edilememektedir. Nasıl edilsin ki. 2000 yıl önce bizim topraklarda yaşamı stoacı filozof Epictetus’u da hatırlatacak şekilde “ne olduğunu bilmediği şeyi söylememeleri gerekenler” ile ne olduğunu anlamadıkları şeyi dinlemek durumunda kalanlar arasındaki “şey” e iletişim denemeyeceği açık.

 

strataperformans danışmanlık-eğitim-koçluk ekibi olarak hem dış dünya ile ilişkilerinde hem de iç dünyalarında pek çok kuruluşun çok daha iyi bir yerde olmayı hak ettiğini biliyoruz. Değer yaratma yolculuklarını başarıyla sürdürmek isteyen kuruluşların iletişim performanslarını iyileştirmeme lüksleri bulunmuyor. Özellikle birinci sınıf olma iddiasını taşıyan kuruluşlar iletişimde de birinci sınıf olmak için gereğini yapmak durumunda. Günümüzde özellikle görme duyusunu ve görsel algıyı “olumlu” etkileme çabalarının toplam iletişimin önemli bir kısmını oluşturmaya doğru gittiğini biliyoruz ancak çözünürlükleri giderek artan görseller ve dijitalleşme iletişimin kendisi değil, tersine iletişim desteklemekte kullanılan unsurlar. Söz ve yazı iletişimin ana öğeleri olmaya devam ediyor; bu çerçevede de etkin ve etkili kullanılmaları gerekmekte.  İletişimi bir rekabet avantajı olarak kullanmak, iletişimsizliğin veya iletişim hatalarının doğuracağı çok yönlü çok boyutlu zararları minimize etmek isteyen kuruluşlar aşağıdaki başlıklarda özetlediğimiz profesyonel desteklerimizden yararlanabilirler:

 

 

 

  • Örgüt Çapında Sözlü, Sözsüz ve Yazılı İletişim Yetkinliklerini Geliştirme

  • İletişim Stratejisi Geliştirme

  • Değişim/ Dönüşüm Süreçlerinde İletişim Güçlendirme

  • Müşteri Deneyiminde İletişim Etkinliğinin ve Etkililiğinin Artırılması

  • Ekip İçinde/Örgüt Çapında İletişim Sorunlarının Kök Nedenlerinin Araştırılması ve Çözüm Geliştirme

  • Kuruluş Yazılı ve Sözlü Kültüründe İletişim Harmonizasyonu

  • Kuruluş Vizyonu, Misyonu, Değerleri, Stratejileri, Politikaları, Prosedürleri ve Dijital-Fiziksel Temas Noktalarında Dil ve İfade Tutarlılığı Oluşturma

“İletişimde en önemli şey söylenmeyeni duymaktır.”

-Peter Drucker, Yönetim Dehası

İstanbul, Türkiye        +90 216 709 38 89         performans@strata.com.tr

  • LinkedIn Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

21 yıl | 560 kuruluş | 111,000 profesyonel