İnanıyoruz

strataperformans danışmanlık-eğitim-koçluk ekibi olarak çalışmalarımıza ve yaklaşımımıza yön veren inançlarımız:

 

Tüm varlığın, doğanın ve yaşamın çok önemli ve değerli olduğuna inanıyoruz.

 

Benzerlerinden ve diğer canlılardan farklılaşan beyni, duyguları, zihinsel işlevleri, değişime uyum sağlamak ve sağ kalımını sürdürmek üzere değişmeye ve değiştirmeye kararlı eylemleriyle ayrılarak hayatta (şimdilik) kalabilmiş insanın, bedeni ve zihniyle bir bütün olduğuna, bu bütünlük içerisinde yaşadığı deneyimlerin, elde ettiği bilgilerin, geliştirdiği becerilerin, yarattıklarının ve zekasının çok önemli ve değerli olduğuna, beden-zihin bütünlüğünün bozulmaması ve iyileştirilerek geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

İnsanın doğaya ve başka insanların esenliğine zarar vermeden, sahip olduğu bilgilerin, geliştirdiği becerilerin, sevdiği ve istediği şeylerin ve elde ettiği (veya kendisine sunulan) fırsatların kesiştiği bir faaliyet alanında değer yaratarak sağlıklı, özgür, iyi, erdemli ve mutlu yaşaması gerektiğine inanıyoruz.

 

İnsanın başka insanlara ihtiyacı olduğuna, bu bağlamda başka insanlarla etkileşimlerinde sözlerini, tutumunu ve davranışlarını Akıl-Vicdan-Ahlak-Yasa-Onur (AVAYO) süzgecinden geçirmesinin kendisinin ve başkalarının

yararına olduğuna inanıyoruz.

 

İnsanın gruplar halinde, belli toplulukların üyesi olarak ve belli örgütsel yapılar içinde yaşamasının önce kendisine

hayati avantajlar sağladığına inanıyoruz.

 

İnsanın, kendisinin ve kendisine ihtiyacı olan yakınlarının temel ve diğer gereksinimlerini karşılamak üzere iş yapması, değer üretmesi ve başkalarıyla etkileşim içinde onların ürettikleri farklı değerleri elde etmek için değer alışverişinde bulunmasının doğal, yararlı ve önemli olduğuna inanıyoruz.

 

İnsanın kendi ihtiyaçlarını karşılamak, kendi problemlerini çözmek, kendi hayatını kolaylaştırmak, genel durumunu iyileştirmek; kendi refah, esenlik ve mutluluğunu artırmak için başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak, problemlerini çözmek, hayatlarını kolaylaştırmak, durumlarını iyileştirmek, refah, esenlik ve mutluluklarını artırmak üzere çaba göstermesi gerektiğine inanıyoruz.

Modern ekonominin değer ve fayda jeneratörleri olan kuruluşların ve kurumların, başta insanlar olmak üzere bünyelerinde bulundurdukları, organize ettikleri, yönlendirdikleri ve harekete geçirdikleri varlıkları sayesinde ürettikleri değerin taşıyıcısı olan mal veya hizmetler onları sundukları bireylerin/ kuruluşların/ kurumların gereksinimlerini karşıladığı, sorunlarını çözdüğü, hayatlarını kolaylaştırıp, iyileştirdiği ve onları mutlu ettiği sürece varlıklarını sürdürebilmelerinin mümkün olduğuna inanıyoruz.

 

Özellikle örgütsel yapılar içinde iş ve değer üreten insanın önce sağlık ve güvenlik koşullarının sağlanmasına, daha sonra objektif performansa ve liyakate göre gelir elde etmesine, yürürlükteki yasalar, mevzuat ve insan hakları çerçevesinde muamele edilmesine, bunların yanı sıra kişisel gelişim, aidiyet, sosyalleşme, güç ve başarma gibi ihtiyaçlarının karşılanmasına, faaliyet ve etkileşimleri esnasında en azından demotive edilmemesine (işe ve çalışmaya olan isteğin, şevkin kırılmamasına), sorumluluk-yetki dengesine dikkat edilmesine ve her halükarda pozitif bir ortamda çalışmasının sağlanmasına özel önem verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

Fiziksel bir dünyada, fizik, kimya, matematik, biyoloji gibi temel bilimlerin önemli ölçüde açıklayabildiği fiziksel bir gerçeklik ortamında yaşıyoruz. Böyle bir ortamda bireysel yaşamda olsun, gruplar halinde örgütlü yaşamda olsun gerçeğin ve gerçekliğin hayati önemde olduğuna, gerçekten ve gerçeklikten kopuk düşünmenin, düşüncenin, değerlendirmelerin, yargıların, kararların, eylemlerin veya tepkilerin en hafif deyişle hayal kırıklığıyla sonuçlanacağına inanıyoruz.

 

Gerçeğin ve gerçekliğin anlaşılmasında objektif bakışın, somut verilerin, olguların, bulguların, kanıtların, gözlemlerin, ölçmenin, deneyin, yanlışlanabilirliğin, buradan yola çıkılarak bilimsel yöntemle bilimsel bilgi üretmenin

veya bu şekilde üretilmiş bilgileri dikkate almanın vazgeçilmez olduğuna inanıyoruz.

 

Doğada ve yaşamda gözlemlenebilir simetrilerin yanında, özellikle de insan yaşamında ve faaliyetlerinde asimetrinin var olduğuna, harcanan enerjinin, çabaların bazen çok küçük bir kısmıyla çok büyük çıktılara, yararlara ulaşıldığına, bazen de  çok büyük bir kısmının çok küçük çıktıların elde edilmesi için heba edildiğine; bazen çok küçük bir yatırımla çok büyük bir getiri elde etmenin ya da tam tersinin mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda bireylerin ve kuruluşların zamanın en kıt kaynak olduğu insan yaşamında özellikle zamanlarının büyük bölümünü, ufak kazanımlar için harcamamalarının

önemli olduğuna inanıyoruz.

 

Özellikle son birkaç on yılda hemen her alanda (başta bilim ve teknolojideki artış ve gelişmelerin hızlandırdığı) akıllara durgunluk veren gelişmelerin ve değişimlerin yaşandığı, daha iyiyi, daha hızlı, daha uygun maliyetlerle talep eden ve çoğu internet üzerinden birbirine bağlanmış milyarlarca insanın, tarihte hiç olmadığı bol ve çeşitli mal ve hizmet üreten milyonlarca kuruluşun bir yandan makro değişimleri anlamaya/ öngörmeye/ ayak uydurmaya çalışıp bir yandan da rakipleriyle amansız bir mücadele içinde olduğu kadar  bir dünyanın çalışmak, yaşamak ve gelişmek isteyen bireyler ve kuruluşlardan giderek daha yüksek performans beklediğini biliyor, üstelik bu performansı üretip sundukları mal veya hizmetlerden, müşterilere yaşattıkları deneyimlere, sözlerden davranışlara her alanda beklediklerine inanıyoruz.

 

Böyle bir dünyada türleri, hızları, sıklıkları, yoğunlukları ve karmaşıkları korkunç bir ivmeyle artan değişimlerin doğa-çevre-toplum-kuruluş/kurum-insan bakımından bir yandan fırsatları, ancak bir yandan da önemli tehlikeleri beraberlerinde getirdiklerini; en genel anlamda değişimi iyi okuyamayanların, öngöremeyenlerin, uyum sağlayamayanların, değişime liderlik etmek bir yana değişimin birey ve topluluklar üzerindeki etkilerini ve süreçleri bilgi-beceri-deneyim eksikliği veya farklı nedenlerle iyi yönetemeyenlerin başlarının dertte olduğunu biliyor, başta değişime uyum ve değişim yönetimi performansı olmak üzere performansın farklı boyutlarını ve bileşenlerini ölçmenin, değerlendirmenin ve yönetmenin, performans denklemini doğru kurup denklemi kendileri ve paydaşları lehine çalıştırmanın ve her alanda performansı doğru yaklaşım, doğru bilgiler ve doğru zamanlamayla yükseltme çabalarının anahtar önemde olduğuna inanıyoruz.

 

Dünyanın (aile, arkadaşlar, hizmet verilen kitle, birlikte çalışılan kişiler, yöneticiler, toplum, vb) sonuçlarla ve performansla ilgilendiğini biliyor, sonuçları ve performansı bireysel veya örgütsel aksiyon veya reaksiyonların şekillendirdiğine, aksiyon veya reaksiyonları bakış açılarının/tutumun ve kültürün yön verdiğini, hepsinin kökeninde ise inançların, mevcut bilgilerin ve alışkanlıkların yattığına; dolayısıyla birey veya kuruluş düzlemlerinde performans ve sonuçlar değiştirilmek isteniyorsa, mevcut bilgileri, alışkanlıkları, bakış açılarını, tutumları, davranışları ve kültürü istenen yönde ve doğru yaklaşımlarla değiştirmenin gerektiğine inanıyoruz.

 

Orta ve uzun vadede değişime en iyi uyum sağlayanı ve pozitif olanı ödüllendirdiğini düşündüğümüz dünyada değişmemeye çalışmanın değişimden, vasatlığın mükemmellikten ve negatif / kötümser olmanın pozitif /gerçekçi iyimser olmaktan çok daha fazla enerji, zaman, para, moral ve motivasyon yitimine yol açtığına inanıyoruz.

 

Negatif veya kötü giderilirse pozitif veya iyinin kendiliğinden açığa çıkacağına inanıyoruz.

 

Bilmenin kendi içinde iyi olduğuna, ancak yapma eksik oldukça bilmenin pek bir işe yaramayacağına inanıyoruz.

 

Müşterilerimiz ve gereksinimleri 1 numaralı önceliğimiz. Onları baş üstünde tutuyor, kendimiz başkalarına müşteri olduğumuzda “ne bekliyorsak” onlarla etkileşimlerimizde “en azından” onu vermeye çalışıyoruz. Müşterilerimizin gereksinimlerine lafı dolandırmadan, gereksiz maliyetler yaratmadan, sahip olduğumuz çeyrek yüzyıla yakın deneyim, bilgi ve becerilerimizle, akıl-vicdan-ahlak-yasa ve onur çerçevesinde, baştan sona samimi, dengeli, şeffaf, objektif ve pozitif yaklaşımımızla bazen sıra dışı ama her halükarda etkili çözümler buluyoruz. Organizasyonumuzun en önemli paydaşının, yönlendirici gücünün ve ilham kaynağının müşterilerimiz olduğuna inanıyoruz.

 

Sonuçlar kadar süreçlerin ve özellikle süreçlerde kullanılan araçların/ izlenen yolların da önemli olduğuna; etik, yasal, vicdani ve rasyonel olmayan araçların/ yolların zararlarının, yararlarından çok daha fazla olabileceğine inanıyoruz.

 

Sevdiğimiz işi yapıyor ve yaptığımız işi seviyoruz. Başka da hiçbir işle ilgilenmiyoruz.

Bunun 20 yıldır bize çok güçlü bir kaldıraç sağladığına ve yıllarca da sağlayacağına inanıyoruz.

İstanbul, Türkiye        +90 216 709 38 89         performans@strata.com.tr

  • LinkedIn Sosyal Simge
  • YouTube Sosyal Simge

21 yıl | 560 kuruluş | 111,000 profesyonel